Uzakta yaşamak, bir yerin geleceğinden uzaklaşmak değildir
Bir şehrin yetiştirdiği insanlarla ilişkisi, o insanlar başka ülkelere taşındığında bitmek zorunda değil. Asıl mesele, bağlılığı somut ve karşılıklı bir bilgi alışverişine dönüştürebilmek.
Başka bir ülkede yaşayan bir insanın memleketiyle ilişkisini çoğu zaman ziyaretleri üzerinden okuyoruz. Ne kadar sık geliyor, ne kadar kalıyor, ne kadar yatırım yapıyor? Bunlar ilişkiye dair bir şey söyler. Ama insanın bir yerde bulunmadan da oranın geleceğine katkı sunabileceği yolları tam anlatmaz.
Bir mühendis farklı bir üretim yöntemi öğrenmiş olabilir. Bir öğretmen başka bir eğitim düzenini yakından tanımış, bir girişimci yeni bir pazarda müşteriye ulaşmanın zorluklarını görmüş olabilir. Bu deneyimin değeri, yalnızca kişinin geri dönüp dönmemesine bağlı değildir. Doğru soruyla ve doğru ihtiyaçla buluştuğunda uzaktan da işe yarayabilir.
Ben bu yüzden insan hareketliliğini yalnızca kayıp veya kazanç hesabına indirgememek gerektiğini düşünüyorum. Bir toplum yetiştirdiği insanı uzakta yaşadığı için hikâyesinin dışına çıkarmamalı. Fakat ondan sürekli borç öder gibi katkı beklemek de sağlıklı bir ilişki kurmaz. Bağlılık, gönüllü ve karşılıklı olduğu ölçüde uzun ömürlü olabilir.
Hatırlanmak ile işe çağrılmak arasındaki fark
Bir toplantıya davet edilmek ve başarı hikâyesini anlatmak insanı onurlandırabilir. Ancak o toplantıdan sonra yerel bir öğrencinin, işletmenin veya araştırmacının hangi bilgiye ulaşabildiği ayrı bir sorudur. İlişki yalnızca tören takviminde görünüyorsa, taşıdığı imkânın önemli bir kısmı kullanılmadan kalabilir.
Daha somut bir başlangıç mümkün. Bir işletmenin hedef pazarla ilgili sınırlı bir sorusu, bir öğrencinin meslek seçimi konusunda görüşme ihtiyacı veya bir ekibin proje değerlendirmesi olabilir. Süresi ve amacı belli katkılar, belirsiz ve sürekli yardım beklentisinden daha kolay karşılık bulabilir. İnsan neye davet edildiğini bilmelidir.
Bu düzenin bir eşleştirme sorunu olduğunu da kabul etmeliyiz. Yurt dışında yaşamak tek başına her konuda uzmanlık sağlamaz. Kişinin deneyimiyle yereldeki ihtiyaç arasında gerçek bir ilişki kurulmalı. Yanlış kişiden büyük beklenti üretmek hem katkı sunanı hem destek arayanı yorabilir.
Yerel bilgiyi küçümsememek de aynı derecede önemlidir. Başka ülkede işe yarayan yöntem, burada aynı şartları bulmayabilir. Uygulanabilirliği konuşulmadan aktarılan başarı örnekleri, yararlı olmaktan çok karşılaştırma baskısı yaratabilir. Verimli ilişki, bir tarafın öğretip diğer tarafın dinlediği tek yönlü bir sahne olmamalı.
Kişilere bağlı olmayan bağlantılar
Üniversiteler ve meslek kuruluşları, katkıda bulunmak isteyen insanların bilgilerini izinleriyle ve güncel tutulan bir düzen içinde bir araya getirebilir. Ama kayıt listesi oluşturmak başlangıçtır. Soruların kime gideceği, görüşmelerin nasıl hazırlanacağı ve ortaya çıkan bilginin nasıl korunacağı da düşünülmeli.
Bir görüşmeden edinilen bilginin yalnızca o görüşmeye katılan kişide kalmaması için uygun özetler hazırlanabilir. Elbette ticari sırlar ve kişisel bilgiler korunarak. Böylece aynı soru için her defasında aynı kişiye dönmek yerine, kurumun zamanla öğrenen bir hafızası oluşabilir. İlişkinin değeri tek bir tanışmanın ötesine geçer.
Gençler açısından bu bağlantıların başka bir anlamı var. Farklı ülkelerdeki hayatı yalnızca parlak sonuçlarla değil, gündelik çalışma şartları ve karşılaşılan güçlüklerle de öğrenebilirler. Böyle bir konuşma, kalmak veya gitmek konusunda hazır bir hüküm vermez. Kişinin kendi kararını daha gerçekçi bilgiyle kurmasına yardımcı olabilir.
Türkiye’nin dünyayla ilişkisini yalnızca büyük anlaşmaların belirlediğini düşünmüyorum. Farklı yerlerde yaşayan insanların birbirine açtığı küçük ama düzenli bilgi yolları da önemlidir. Bir soruya verilen dikkatli cevap, yeni bir iş ilişkisinin veya yıllar sürecek bir öğrenmenin ilk adımı olabilir.
Bir insanın adresi değiştiğinde yetiştiği yerle bağı aynı biçimde sürmeyebilir. Bunun kopuş olması gerekmez. Geleceğe dönük daha olgun bir bağ, insanları nerede yaşamaları gerektiğiyle yargılamak yerine, bulundukları yerlerden neyi birlikte öğrenebileceğimizi sormakla kurulabilir.
Yeni yazılarda buluşalım.
Yazılar, kitap notları ve duyurular için e-posta listeme katılın.

